SİZDEN GELENLER

Efendim lütfen bu bilgileri dostlarınızla ve ihtiyaclıları ile paylaşın, bunlar küçük şeylerdir ama ihtiyaçlının yanında değeri büyüktür. öğreniniz ve öğretiniz halka ayırt etmeden hizmet Hakka hizmettir

 

 

 

             
GÜL OK

(yüksek çevre müh.)

sıcak su içiniz

Bu çok güzel bir yazıdır.

Sadece öğünlerden sonra sıcak su içme
konusuna değil kalp krizi risklerine de değinmektedir.

Çinliler ve Japonlar yemeklerinden sonra soğuk su değil sıcak çay içerler.

Belki biz de yemekten sonra sıcak bir şeyler içme alışkanlığımızı onlardan edindik.
Eğer yemeklerden sonra soğuk şeyler içiyorsanız bu yazı size
hitap ediyor.

Yemekten sonra soğuk bir şeyler içmek sizi rahatlatabilir. Ancak tükettiğiniz soğuk su katılaşarak yağlı bir madde haline döner ve yavaş bir şekilde sindirilir.

 Bu asitli tepkime bozularak bağırsakta katı maddelerden daha hızlı bir şekilde emilir. Bir kısmı bağırsağa yapışır.
Kısa bir süre sonra tamamen yağ haline döner ve kansere yol açar.

Yemekten sonra sıcak su veya çorba içmek en iyisidir.
Kalp krizi hakkında önemli birkaç bilgi - Kalp krizi belirtisi her zaman sol kolun uyuşması değildir.

Çenedeki şiddetli ağrıların da farkında olun.İlk göğüs ağrınız kalp krizi sırasında gerçekleşmez.

(Daha önce mutlaka göğüs ağrınız olmuştur) Mide bulantısı ve şiddetli terleme de önemli kalp krizi belirtilerindendir.

 Kalp krizi geçiren insanların %60 ı uyurken ölür. Göğüsteki ağrılar sizi uykudan uyandırabilir.

 Lütfen dikkatli olun ve olanların farkına varın.
Bir kardiyoloji uzmanı diyor ki;

 Eğer bu mesajı okuyan herkes arkadaşlarına gönderirse bir hayat kurtarır.

GÜL OK

(yüksek çevre müh.)

ZEHİR (hikaye)


Uzun yıllar önce Çinde Li-Li adlı bir kız evlenir ve aynı evde kocası ve
kaynanası ile birlikte yaşamaya başlar. Lâkin kısa bir süre sonra
kayınvalidesi ile geçinmenin çok zor olduğunu anlar. İkisinin de kişiliği
tamamen farklıdır bu da onların sık sık kavga edip tartışmalarına yol açar.
Bu Çin geleneklerine göre hoş bir davranış değildir ve çevrenin oldukça
tepkisini alır.
Birkaç ay sonra bitmez tükenmez gelin kaynana kavgalarından ev, onun ve
kayınvalidesi ile arada kalan eşi içinde cehennem haline gelmiştir. Artık
bir şeyler yapmak gerektiğine inanan genç kadın doğru babasının eski bir
arkadaşı olan
baharatçıya koşar ve derdini anlatır. Yaşlı adam ona
bitkilerden yaptığı bir ilâç hazırlar ve bunu 3 ay boyunca her gün azar azar
kaynanası için yaptığı yemeklerin içine koymasını söyler. Zehir az az
verilecek, böylece onu gelininin öldürdüğü belli olmayacaktır. Yaşlı adam
genç kadına kimsenin ve eşinin şüphelenmemesi için kaynanasına çok iyi
davranmasını ona en güzel yemekleri yapmasını söyler.
Sevinç içinde eve dönen Li-Li yaşlı adamın dediklerini aynen uygular. Her
gün en güzel yemekleri yaparak kaynanasının tabağına azar azar zehri
damlatıyordu. Kimseler şüphelenmesin diye de ona çok iyi davranıyordu. Bir
süre sonra kayınvalidesi de çok değişmişti ve ona kendi kızı gibi
davranıyordu. Evde artık barış rüzgârları esiyordu. Genç kadın kendisini
ağır bir yük altında hissetti yaptıklarından pişman bir vaziyette baharatçı
dükkânının yolunu tuttu ve yaşlı adama şu ana kadar kaynanasına verdiği
zehirleri onun kanından temizleyecek bir iksir için yalvardı. Yaşlı kadının
ölmesini artık istemiyordu. Yaşlı adam yaşlı gözlerle karşısında konuşup
duran Li-Li ye baktı ve kahkahalarla gülmeye başladı.

Sevgili Li-Li dedi;
Sana verdiklerim sadece vitaminlerdi. Olsa olsa kayınvalideni sadece daha da
güçlendirdin hepsi bundan ibaret.
Gerçek zehir ise senin beyninde olandı.
Sen ona iyi davrandıkça o da dağıldı ve yerini sevgiye bıraktı böylece siz  gerçek bir ana kız oldunuz dedi.

Eski bir Çin atasözü şöyle der :
'Gül veren elde gül kokusu kalır'
Sevilen insan sevgisini insanlara veren insandır.

İçimizde bir damlacık bile zehir olmaması dileklerimle…