karadeniz fıkraları

Efendim lütfen bu bilgileri dostlarınızla ve ihtiyaclıları ile paylaşın, bunlar küçük şeylerdir ama ihtiyaçlının yanında değeri büyüktür. öğreniniz ve öğretiniz halka ayırt etmeden hizmet Hakka hizmettir

 

 

karadeniz fikralari


TEMEL'IN TARLASI
Temel hastaneye gitmektedir. Giriste birinin agladigini gorur.
Yaklasir ve sorar:
"Hayrola hemserim! Neden agliyorsun?".
Adam: "Kan tahlili yaptirmaya geldim. Parmagimi kestiler." der.
Bu sefer Temel daha siddetli bir sekilde aglamaya baslar. Bu sefer susan
adam Temel'e sorar:
"Hayirdir hemserim. Sen niye aglamaya basladin?".
Temel: " Ben..." der, "Idrar tahlili yaptirmaya geldim..."
----------------------------------------------------------------------
MİNİ ETEK
Temel Dursun'a arabasinin öyküsünü anlatiyordu:
bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli
güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten sonra
kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice yukari çekip,
dudaklarini islatti ve 'Benden ne istersen alabilirsin' dedi,
ben de arabasini aldim.
Dursun : iyi etmissin Temel,zaten mini etek sana hiç yakismazdi
----------------------------------------------------------------------
O DA SIZIN SIRRINIZ
Komiser sorar:
-"Temel, köpekleri atlatıp, kümesten tavuğu nasıl çaldın?"
-"Komiserüm, onu söylemem, meslek sirridir!"
-"Ama ben söyletmesini bilirim!"
-"O da sizin meslek sirrunuzdur!"
-----------------------------------------------------------------------
BASAMAK
Hakim Temel'e sorar:
-"Temel davaciyi merdivenden ittin mi?"
Temel yanitlar:
-"Sadece bi basamak ittum, digerlerinden kendisi düsti.."
-----------------------------------------------------------------------
IKRAMIYE
Biletine büyük ikramiye çikan Temel'i üç ay sonra bakkal kasap ve borçlu oldugu diger

esnaf yolda çevirmis.
-Ula Temel, sana büyük ikramiye çiktigi halde üç aydir niye borcunu ödemeysun?
Temel siritarak yanitlamis :
-"Zencun oldi, degisti demesunlar."
----------------------------------------------------------------------
KAYTARMA
Bir yerde isçi olarak çalisan Temel, diger isçiler üçer üçer tugla yasirken, bizim Temel tek

tek tugla tasiyormus.
Bu olayi gören ustabasi Temel'e sorar:
-"Digerleri üçer tugla tasirken sen neden tek tugla tasiyip tembellik yapiyorsun?"
Temel gülümseyerek:
-"Asil tembel onlar. Üç defada yapacaklari isi bir defa da yapiyorlar"
----------------------------------------------------------------------
RUYA
Temel sabahin köründe uyandigi gibi arkadsi Dursun'u arar.
-" Dursun, dün gece rüyama cirdun, bana çok önemli seyler anlattun."
-"Eee hayirdur insallah."
-"Hayirmidur, sermidur pilmiyrum, çünku neler anlattiguni hatirlamayrum, sen hatirlaymisun

diye arayrum da.."
----------------------------------------------------------------------
INGILIZCE
Temel ingilizce ögrenmek için dersaneye yazilmis.
İlk derste "Come" yani "gel" demeyi ögretiyorlarmis.
Temel ögretmene sormus:
-"Pu nasil istur? Come yazaysun, kam okuysun, peçi cel olduguni nerden anlaysun?"
-
----------------------------------------------------------------------
KASKET
Temel basindaki kasketi gosterip,
-"Bu kasket penu on yas genclestirdu" demis.
-"Kac yasindasun" diye sormus Cemal.
Temel:
-"Kasketli mu, kasketsiz mu?"
----------------------------------------------------------------------
ECZACI
Temel,omuzunda papaganiyla bir eczaneye girmis.
Eczaci Temel'i bu halde görünce sasirmis ve sormus;
-"Ya kardesim, nerden buldun bunu?"
Papagan cevap vermis;
-"Bunlardan karadenizde daha çok var!!"
----------------------------------------------------------------------
4 DUA
Tursun sormus Temel'e:
- "Ula Temel, sen kaç dua bilisun"
Temel:
- "Dört dane dua piliyrum daa." demis.
Tursun:
- "Hancilerini pilisun?" demis.
Temel:
- Üç ihlas bir Elham'i piliyrum daaa!"
----------------------------------------------------------------------
KIM DAHA ZEKI
Kucuk Temel'le arkadaslari sinifta aralarinda kim daha zeki diye tartisiyorlarmis.
Kucuk Temel:
-"Ben çok zekiyimdur, uç aylikken yürümeye baslamisum."
Ordan Dursun atlar;
-"Sen habuna zekami diysun daa. Hacan ben üç yasina kadar kendimi kucakta tasitmisum.."
----------------------------------------------------------------------
TEKRAR DENE
Temel ile Dursun promosyonlu meşrubat alırlar.Meşrubatı açan Temel hemen kapağa bakar:
-"Tekrar deneyin".
Kapağı kapayıp yeniden açar ve okur:
-"Tekrar deneyin"
...

En sonunda sinirlenen Temel:
-"Ula Tursun.hapunlar pizi kandıriy! İki saattir deneyrum hala pişey çikmadi."
----------------------------------------------------------------------
ISLAKLIK
Temel ne zaman balığa çıksa, pantalonunun paçaları ıslak dönermiş.
Niye diye sormuşlar.
- Paluk tutarken sikilayrum, Sigara içeyrum. Pitince sigarami tenize
atip pasip söndüreyrum.
----------------------------------------------------------------------
İYİ MUAMELE
Temel evleneceğini açıklamış, kiminle diye sormuşlar.

 Soy lemis. İyi araştırdın mi, sorup soruşturdun mu, evlilik ciddi istir, demişler.
- Valla, demiş, mahallesindeki telikanlilara sordum, tas gibi kizdir, muamelesi çok iyidir,

 dediler.
----------------------------------------------------------------------
BIYIK
Lazistan'ı gezmekte olan turist :
-Allah Allah, burada herkesin bıyığı var, demiş.
Temel, burnuna dikkat çekerek :
-Piz önemli ve değerli şeylerin altini çizeruz.
----------------------------------------------------------------------
BAKİRELİK
Temel mahkemede Fadime'den boşanmak istediğini söyler. Neden Fadime'nin
bakire olmamasıdır. Hakim üç aylık evli olduklarını öğrenince bu kadar
zamandır nerdesin der. Temel ise:
- İlk gece kız idi hacim pey, laçin şimti teğul.
----------------------------------------------------------------------
NİŞANLILIK
İkiside yetmiş yaşlarında olan Temel ile Fadime kendilerini bildi bileli nişanlıymışlar.
- Artık evlenmeliyiz, demiş Fadime.
- Amaan, cim alayi pizi bu yastan sonra, diye cevap vermiş Temel.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

karışık fikralar

 

Hakim sanığa sormuş:
-Uluslararası kaçakçılık suçu ile suçlanıyorsun. Tüm deliller aleyhine. Söyleyecek bir şeyin var mı?
Sanık boynunu bükmüş ve,
-Aman hakim bey, demiş.. Ben Fenerbahçeliyim. Uluslararası ne gibi bir faaliyetim olabilir

----------------------------------------------------------------------

Galatasaray'linin biri berberde sacini kestiriyormus.
Berberin durduk yerde "Ilk gittigin maci animsiyor musun?" diye soracagi tutmus: "Evet, ne olacak?" demis bizimki sinirli sinirli. - Hangi macti?
- Bir Fenerbahçe maciydi.
- Kadikoyde mi?
- Evet, oradaydi."
Aradan bir-iki dakika gecmis. Berber yeniden sormus:
- Hangi macti demistin?
- Fenerbahçe maci.
- Nerede nerede?
- Kadikoy dedik ya!!
Bir-iki dakika sonra yine ayni hikaye:
- Demek hayatta gittigin ilk mac bir Galatasaray - Fenerbahçe maciydi ha?.
Bizimki sinirlenerek :
- Evet be, Fener maci dedik ya !...
Berber birkac dakika sonra ayni konuyu bir daha acmaya kalkisinca bizimki isyan etmis:
-Kardesim, ilk gittigim macin Fener maci oldugunu
elli kere soyledim. Niye yeniden yeniden soruyorsun?
Berber aciklamis :
- Fener deyince saclarin diken diken oluyor da, daha rahat kesiyorum :)))

----------------------------------------------------------------------

Iki mühendislik ögrencisi kampus içerisinde yürürken biri digerine sorar,
- Bu muhtesem bisikleti de nereden buldun ? Digeri cevap verir,
- Dün tek basima dolasirken bir yandan da okulu bitirince ne is yapacagimi düsünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kiz geldi ve yanimda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine birakti ve üzerindeki bütün giysileri çikartti. Sonra da bana
- Hangisini istiyorsan al dedi.
Diger ögrenci arkadasini dogrularcasina basini sallayarak,
- Iyi seçim yapmissin, elbiseler belki sana uymayabilirdi".

----------------------------------------------------------------------

Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar, kopyalıklar havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar.
Hoca;
- "Bu mikroskop lam'larında bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak"
Tabii hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hocanın dediği dedik. Ögrenciler mikroskoplarına geçmiş ama tanıyamıyorlar... En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş;
- "Kimsin sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?"
Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış.
- "Tanısana hadi tanısana kim olduğumu..."

----------------------------------------------------------------------

Küçük bir kız öğretmeni ile balinalar hakkında konuşuyordu.
 --Öğretmen bir balinanın insanı yutmasının fiziksel olarak imkansız olduğunu söyledi, çünkü balinaların boğazı çok küçüktü.
 Küçük kız Yunus peygamberi bir balinanın yuttuğunu söyledi,
sinirlenen öğretmen balinanın insanı yutamayacağını tekrarladı, bu
imkansızdı.
 Küçük kız şöyle dedi, ---"Cennete gittiğim zaman yunus peygambere
soracağım"
 Öğretmen "Ya o cehenneme gittiyse?" diye yanıtladı.
 Küçük kız " O zaman sen sorarsın"

----------------------------------------------------------------------

Bir anaokulu öğretmeni sınıftaki çocuklar resim yaparken, onları
seyrediyordu. Her çocuğun çalışmasına bakmak için sınıfta
dolaşıyordu.
 Gayretli bir şekilde çalışan küçük bir kızın yanında gittiğinde,
>ona ne çizdiğini sordu. Kız yanıtladı, "Tanrıyı çiziyorum"
 Öğretmen duraksadı ve sordu, "Ama hiç kimse Tanrının neye
benzediğini bilmiyor"
 Kız kafasını kaldırmadan yanıtladı, "Birazdan öğrenecekler"

----------------------------------------------------------------------
Bir gün küçük bir kız oturup annesinin mutfakta bulaşıkları
yıkamasını seyrediyordu. Aniden annesinin saçlarında beyazlar
olduğunu fark etti.
Annesine baktı ve merakla sordu, "Neden saçında beyazlar var anne?"
 Annesi yanıtladı, "Her yanlış yaptığında, beni kızdırdığında,
mutsuz ettiğinde, saçlarımdan biri beyazlar"
Küçük kız bu cevap üzerinde bir süre düşündü ve
sonra sordu, "Anne, anneannemin tüm saçları nasıl bembeyaz oldu?"

----------------------------------------------------------------------

Çocuklar hep birlikte fotoğraf çektirmişlerdi, öğretmen her birini
bir fotoğraf almaya ikna etmeye çalışıyordu. " Düşünün, büyüdüğünüz zaman bu fotoğrafa bakıp 'Bu Jennifer, o avukat,' veya 'bu Michael, o doktor' demek ne kadar güzel olur"
 Sınıfın arkasından zayıf bir ses çınlar "Ve bu öğretmen, o öldü."

----------------------------------------------------------------------

Bir öğretmen kan dolaşımı üzerine ders anlatıyordu. Konuyu daha
iyi açıklamaya çalışarak şöyle dedi, "Şimdi, sınıf, eğer başımın
üzerinde durursam, bildiğiniz gibi, kan başıma iner ve yüzüm
kıpkırmızı olur".
 "Evet" dedi sınıf. "O zaman, neden ben olağan pozisyonda ayakta
dururken kan ayaklarıma gitmiyor?" Küçük bir oğlan bağırdı, "Çünkü ayakların boş değil"

----------------------------------------------------------------------

Çocuklar öğle yemeği için Katolik ilkokulunun kafeteryasında sıraya girmişlerdi. Masanın başında büyük bir elma yığını vardı, rahibe bir not yazıp elma tepsisinin üzerine asmıştı:
"Sadece BİR tane alın. Tanrı izliyor"
Sırada biraz daha ilerleyince, masanın diğer ucunda büyük bir
çukulatalı çörek yığını vardı.
Bir çocuk not yazmıştı, "İstediğiniz kadar alın. Tanrı elmaları
gözlüyor"

----------------------------------------------------------------------

Öğretmen,Öğrencilere:
-Sizlere sorular soracağım.Birinci soruyu bilene ikinci soru
sorulmayacak. Simdi söyle bakalım Ahmet,bir hindinin kaç tane tüyü vardır?
-9567 tane tüyü vardır Öğretmenim!
-Nereden öğrendin bunu?
-Öğretmenim, hani ikinci soru sorulmayacaktı

----------------------------------------------------------------------

Öğretmen derste şunları anlatıyordu:
- Düğünlerde gelinler neden beyaz giyer bilir misiniz? Bu onların en mutlu günü olduğu için!
Arka sıralardan bir ses yükselir;
- Damatların neden siyah elbise giydiklerini şimdi anladım.

----------------------------------------------------------------------

Öğretmen çocukların "mucize" kelimesini bulmalarını istiyormuş.
- İnsan yirminci kattan düşüp ölmezse buna ne denur?
- Tesadüf, demiş öğrenci Temel
Öğretmen soruyu yinelemiş.
- Peki, insan yirminci kattan ikinci kez düşer yine ölmezse ne denir?
- Şans.
- Peki üçüncü kez olsa?
- Alışkanlık...